Lütfen bekleyin..
  • Ana Sayfa
  • 24°
    19 Ağustos 2018 00:32
  • Sitene Ekle
  • RSS
  • Son Haberler
  • Arşiv

FETHİ TÜRKOĞLU

Uyuyan Devi Uyandırdılar!

07 Şubat 2018 19:31

"Şu kopan fırtına Türk ordusudur Yâ Rabbi

Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi

Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın

Galib et; çünkü bu son ordusudur İslâm’ın"

Y.Kemal Beyatlı

Yıl 1071, aylardan Ağustos…

Bizans İmparatoru Roman Diyojen, 300 bin kişilik Bizans Ordusu ile keyifle ve böbürlenerek Malazgirt Ovasına doğru ilerliyordu.

Bir yandan da etrafındakilere;

“Dünyada benim ordum kadar kuvvetli bir ordu olabilir mi?” diye soruyordu.

Sultan Alpaslan’ın 70 bin kişilik ordusunun ileri uç gözcüsü orduyu gördü ve Sultan Alpaslan’a

-300 bin kişilik bir ordu ile yaklaşıyorlar Sultanım dedi.

Sultan Alpaslan cevap verdi:

-Bizde onlara yaklaşıyoruz!

Sultan Alpaslan Cuma hutbesini irat etti ve en ön safta hücum emrini verdi.

Allah’ın takdiri Türk ordusundan yanaydı.

Bizans dağıldı, Diyojen esir düştü, huzura getirildi. Sultan sordu:

"Sayın İmparator! Tarihle aran nasıl?"
"Hiç okumam."
"Bense çok okurum. Bu yüzden şimdi sen esir, ben de muzafferim." der. "Beni yakalasaydınız ne yapardınız imparator?"
Romen Diyojen, utana sıkıla ve korkarak cevap verdi:
"Ya atımın kuyruğuna bağlar, sürüklerdim veya bir demir kafes içerisinde diyar diyar gezdirirdim."
Tekrar sordu:
"Benim size ne yapacağımı sanıyorsunuz?"
"Ya boynumu vurduracaksınız yahut da benim size yapmayı planladıklarımı yapacak zaferinizle övüneceksiniz"
Sultan Alpaslan, yanındakilere döndü. İmparator'u işaret ederek seslendi:
"İşte aramızdaki fark! dedi.
Sonra tekrar İmparator'a baktı:
"Sizi serbest bırakacağım ve ülkenize güvenlice dönmeniz için, Tokat'a kadar yanınıza çok sayıda asker vereceğim imparator..."
Romen Diyojen dondu kaldı. Verecek hiçbir cevap bulamadı ve yutkundu yere çöktü.
"Ne kadar yüce olduğunuzu şimdi anlıyorum." diyebildi sadece.

*****

Bu zafer Selçuklu ile başlayan ve diğer Türk devletleri ile devam eden yeni bir medeniyet yolculuğunun işaret fişeği idi. Düşmana ve kafire karşı cesur, Müslümana, mağdura, mağluba karşı merhametli, Alemin Nizamı ve adaletin tesisi için gayretli bir medeniyet yolculuğu.

****

Yıl 1925…

Yeni doğmuş Cumhuriyetimizin sonrası Misak-ı Milli sınırları dahilinde yer alan Musul’u Türkiye Cumhuriyeti bünyesine katabilmek için kısıtlı imkanlara rağmen elinden geleni yaptığı ve gerekirse savaşı bile göze aldığı bir dönemdi.

Güneydoğu Anadolu’da Batılı ajanlar, istihbarat görevlileri farklı kimlik ve görevler altında cirit atıyor, her türlü potansiyeli İsyan’a dönüştürmek için fazla mesai yapıyorlardı. Bu ajanlardan birisinin güneydoğundan kendi başkentine çektiği telgrafta şunları söylüyordu.

“Türk milleti sabırlıdır. Kendilerine yapılan isyanlara ve provokasyonlara karşı genellikle pek tepki göstermiyor. Ancak bunlar belirli bir seviyeyi geçti mi oldukça sert tepki veriyor. Bu sınırı geçmemeye dikkat etmek lazım.”

Evet, doğru bir tesbit.

Bir imparatorluk bakiyesi olarak Türk Milleti belirli bir aşamaya kadar isyanlara, provokasyonlara çok fazla tepki vermez.

Ancak bu sınır aşıldığında, Batılı emperyalist devletler ve onların çevremizdeki (piyon olduklarının farkında olmayan) kukla devlet ve yapılara karşı tarihte verdiğimiz tepkileri hatırlamak gerekir.

-Ermeni mezalimine verilen tepki,

-Kurtuluş Savaşı

-Kıbrıs’ta yapılan eylemlere müdahale ve Kıbrıs Barış Harekatı bunlardan sadece birkaçıdır.

Öyle ise uyuyan devi uyandırmamak lazımdır.

Yıl 2018, 6 Şubat  …

Salı günü (6 Şubat) AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan;

''Bizi öyle çok zorladılar ki, sonunda uyuyan devi uyandırdılar'' 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 6 Şubat Grup toplantısı:

“Asırlarca korunup kollanan milli bekamızı sabote etmeye kalkışan kim ya da kimler olursa olsun bedelini ödeyeceklerdir. Kızıl elma ülküdür. Ülküsü ve ülkesi olmayanların anlaması imkansızdır.”

***

15 Ağustos 1984 tarihinde Eruh ve Şemdinli saldırıları ile ülkemize ve milletimize karşı terörist faaliyetlerini başlatan PKK, o günden bu yana yaklaşık 34 yıldır ülkemizin birliğine, ekonomik ve sosyal kalkınmasına, huzuruna ateş ediyor. Bu 34 yıl boyunca, dünyada hemen her ülkenin sıraya piyonluğunu ve taşeronluğunu yaptı ve yapmaya devam ediyor bunu da inkar etmiyor.

Türk Devleti ve milletinin sağduyusunu, imparatorluk bakiyesi olan hoşgörüsünü Batı’dan aldığı akıl ve silahlarla sömürdü.

Özellikle son 10 yılda terörü, konjonktürel boşluklardan da istifade ederek, Suriye ve Irak’ın kuzeyine de taşıdı. Bölgede yaşayan her türlü etnik kökenden insanı zorla yerinden ediyor, çocukları silah altına alıyor, sivillere bile pusu kuruyor.

Bu ortamdan en olumsuz etkilenen ise bölgede yaşayan kürt vatandaşlarımız oldu. Devletimiz bölgeden aldığı vergi gelirlerinin çok üstünde yıllardır yaptığı altyapı yatırımlarını önlemek için ellerinden geleni yaptılar. Petrol rafineleri, havaalanlarını bombaladılar. Öğretmenlerimizi, doktorlarımızı ve imamlarımızı şehit ettiler. 

Ancak oyun bitti,  Sn. Cumhurbaşkanımızın da belirttiği gibi uyuyan dev uyandı. Bölgedeki vatandaşlarımız da, Türk Milleti ve Devleti de artık ülke içindeki, Suriye’deki bütün terör yuvalarının yok edilmesinde kararlı.

Mehmet Akif’in de dediği gibi, eğer ibret alınsaydı tarih tekerrür etmezdi.

Türkiye Cumhuriyetini çevrelemek, zayıflatmak ve ayağa kalkmasına mani olmak için Batılı devletler tarafından piyon olarak kullanılan PKK( ve alfabedeki bütün türevleri) iş sıkıya geldiğinde  tarihte Yunanlıların tecrübe ettiği gibi Türk askeri ile karşı karşıya kalacak ve mağlubiyetin acı zehrini içecek.

İşte bu amaçla:

“Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, hudutlarımızda ve bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak maksadıyla, Suriye’nin kuzeybatısında Afrin bölgesinde, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ’a mensup teröristleri etkisiz hale getirmek, dost ve kardeş bölge halkını bunların baskı ve zulmünden kurtarmak üzere, 20 Ocak 2018 saat 17.00’den itibaren “Zeytin Dalı Harekâtı” başlatılmıştır. 
Harekât, ülkemizin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları, BMGK’nin terörle mücadeleye yönelik özellikle 1624 (2005), 2170 (2014) ve 2178 (2014) sayılı kararları ve BM sözleşmesinin 51’inci maddesinde yer alan Meşru Müdafaa Hakkı çerçevesinde, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olarak icra edilmektedir. 
Harekâtın planlama ve icrasında sadece teröristler ve bunlara ait barınak, sığınak, mevzi, silah, araç ve gereçler hedef alınmakta olup, sivil/masum kişilerin ve çevrenin zarar görmemesi için her türlü dikkat ve hassasiyet gösterilmektedir. 
Aynı zamanda harekatın başlangıcından itibaren, harekat alanında bulunan dini ve kültürel yapılar, tarihi eserler ve arkeolojik kalıntılar ile kamu yararına faaliyet gösteren tesisler de kesinlikle Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının hedefleri arasında bulunmamaktadır. 
Bu hususlara ilave olarak, Hava Kuvvetlerimiz tarafından, uluslararası hukuk ve anlaşmalar tarafından yasaklanmış mühimmat kullanılmamaktadır. Bu tür mühimmat Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde bulunmamaktadır. Kara ateş destek vasıtalarımız da aynı esaslarla hareket etmektedir. 
Harekâtın başlangıcından itibaren Hava Kuvvetlerimize ait uçaklar tarafından PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütüne ait 538 hedef imha edilmiştir. 
Harekât kapsamında, şu ana kadar bölgeden elde edilen bilgilere göre; en az 899 PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütü mensubunun etkisiz hale getirildiği tespit edilmiştir. 
Terör örgütü mensupları ile girilen çatışmalarda Türk Silahlı Kuvvetlerinden bugüne kadar 13 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 57 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır. Yaralıların hayati tehlikesi bulunmamaktadır. 
Hava harekâtı ve kara ateş destek vasıtaları ile desteklenen kara harekâtı planlandığı şekilde başarıyla devam etmektedir. 
Zeytin Dalı Harekâtı bölgede barış ve istikrarı sağlamak üzere tüm teröristlere karşı, ahlaki değerler ve uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde azim ve kararlılıkla sürdürülmektedir."

Şimdi ise belki de son kez akıllarını kullanma şansları vardır.

Türk Devleti ve Milletinin merhametine sığınmak ve teslim olmak.

Sultan Alpaslan’ın Diyojen’e yaptığı ve Bilge Kral Aliya’nın söylediği gibi,

“Düşmanlarımız bizim öğretmenlerimiz değildir.”

Ve Biz teslim olanın hukukunu da koruruz.

 

  • Bu haberi paylaşın:
YORUM YAZ
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (0)
Yazarın Diğer Yazıları
Namaz Vakitleri
    İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
    04:2005:5613:0016:4519:5121:18
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=